Sanat piyasası 2017’de büyüyecek

ArtTactic’in yayımladığı 2017 Küresel Sanat Pazarı Raporu’na göre, 2017 yılı oldukça istikrarlı ve iyi bir yıl olabilir. Mevcut politik karmaşa ve ekonomik belirsizliğin ortasında, sanat piyasası bir istikrar adası olarak görülebilir.

Elbette, sanat piyasası aktörleri, gelinen noktadan bihaber değiller; politik ve ekonomik belirsizlik, 2017 sanat piyasasına yönelen riskler listesinde en üst sıraya yerleşti. Ayrıca borsa, Brexit ve Amerika seçimlerinin beklenmedik sonuçlarına rağmen yükseliyor olsa da, ArtTactic kurucusu ve yöneticisi Anders Patterson, küresel sanat koleksiyoncusu seçkin sınıfın, jeopolitik olaylar sebebiyle sarsılabileceğini belirterek, sanat alımında duygusal bir yönün de olduğunu dile getiriyor.

Yine de sonuç olarak; aralarında koleksiyonerlerin, danışmanların, galericilerin ve müzayede uzmanlarının bulunduğu 182 sanat piyasası müdavimi, bu konuda “ihtiyatlı iyimser” görünüyor.

İşte, Artsy editörü Anna Louie Sussman‘ın, rapordan derlediği 5 kilit nokta:

Durumlar iyiye gidiyor

Anketin yapıldığı 10 bölgesel piyasada, genel görüş gayet olumlu. En olumluları ise Afrika, Güney Asya, Amerika ve Güney Amerika. Ankete katılanların %59’u, 2017 için küresel görünümün olumlu olduğu görüşünden yana ve sadece %8’lik bir kısım olumsuz olduğunu düşünüyor. Ocak 2016’dan bu yana, bu olumlu görüşte %18’lik muhim bir artış mevcut. Fakat bu artış, iki yıl öncesine göre daha az umut verici.

Birçok faktör, sanat alımını destekleyen refah etkisini teşvik etmek için yerini almış durumda. Özellikle, değer itibarıyla en büyük sanat piyasasına sahip olan Amerika’da. Bu faktörler; yükselen konut fiyatlarının ve düşük işsizliğinin yanı sıra, yükselen hisse senedi piyasasını da kapsıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), yakın zamanda, Amerika’daki tahmini Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı 2017 için %2.3’e ve 2018 için % 2.5’e yükseltti. Gelişen bir makroekonomik çevre, koleksiyonerlere satın almaları için psikolojik bir güdü verebilir.

Christie’s eski başkanı Woodham, sanatın, tümüyle keyfi bir alım olduğunu söylüyor. Dahası, düşük faiz oranı, sanat gibi faiz getirmeyen varlıkları satın almak için daha çekici kılıyor. Fakat, eğer faiz oranları büyük oranda yükselirse, bu durum değişebilir.

İyimser olmak için diğer bir sebep de bu yılın, muhtemelen 2016’dan daha kötü olamayacağı. Geçen yıl, sanat piyasası için oldukça zorlu bir yıldı ve birçok aktör, piyasanın dibe çöktüğünü hissediyordu.

Piyasanın alt ucu dengeyi sağlayabilir

Sanat piyasasının en ulaşılabilir bölümüne gelince (10.000$ altındaki eserler) iyimserlik, 2017’de %44’ten %56’ya yükselerek artıyor. Woodham’e göre bu ivme, yeni alınmış veya yenilenmiş varlıklarla duvarlarını süslemek isteyen insanlar tarafından yükseltiliyor olabilir.

İyimserlik, en tepedeki bölüm hariç diğer tüm bölümlerde büyüyor. Bu durumun birçok açıklaması var elbette. Bunlardan biri, eserlerin tedarikleri için sağlanan yaklaşık 1 milyon dolar, talep edilen düşük fiyattan daha uzun sürede tahsil edilebilir. Bir diğeri ise, koleksiyonerler, düşük riskli şaheserlerden uzaklaşmak için yükselen piyasada daha konforlu hissedebilir ve piyasanın orta kısmındaki eserlere ve gelişen sanatçılara yönelebilir.

Üst uç giderek tatsızlaşıyor

Bu esnada, piyasanın üst ucundaki (1 milyon dolar ve üstündeki eserler) görüş, nötrleşti. Ankete katılanların yarısından fazlası, 2017’de bu bölümün giderek düzleşeceğini belirtiyor. Küçük bir kısım iyimser, piyasanın bu bölümünün yükseleceğini düşünüyor. Geçen yıla göre bu oran, %46’dan %37’e gerilemiş durumda.

Woodham, birçok eserin fiyat tekliflerinin minimumda olduğu bir dizi müzayedelerin, keyfi satıcıları yanlarında tuttuklarını belirtiyor. Eserlerine tutunmaya gücü yetenler, geriye dönmeden önce, piyasadan büyük bir güven işareti bekliyor ya da fiyatlandırmada daha çok kontrol sahibi oldukları özel satışlara başvuruyor.

Belirsizlik geri planda kalıyor

Politik ve ekonomik belirsizlik, 2017’de de en baştaki riskler arasında yer alıyor. Fakat, 2016’da ilk risk olarak görülen belirsizlikler, bu yıl daha gerilere yerleşmiş durumda. “Trump” ismi, ArtTactic’in 15 sayfalık raporunda 8 kez geçiyor ve bu durum, gelecek yıllardaki sanat piyasasındaki güven için ciddi sonuçlara sahip olabilecek yeni bir politik ve ekonomik belirsizlik düzeyinin, muhtemelen 2017’de dünyaya yön vereceğini belirtiyor. Ayrıca rapor; faktörlerin, politik belirsizliği kuvvetlendirirken, Avrupa’da yükselen populizmin ve bunun Fransa, Almanya ve Hollanda’daki gelecek seçimlere etkisinin altını çiziyor.

Sanat piyasası, diğer piyasalardaki stratejik fırsatları gözetmeye devam ediyor

Rapora göre 2016 yılında, Amerika’da modern ve çağdaş sanat satışları %30, Birleşik Krallık’ta ise %41 oranında düşüş yaşadı. Bu iki büyük piyasa için görüşler genel olarak olumludan nötre olsa da, müzayede evleri ve büyük galeriler, başka bölgelere taşınmaya ve gelişen piyasalardaki özel alıcıları hedeflemeye başvuruyor. Petterson, bu yıl Londra’daki Ocak ayı müzayede satışlarının, Çin Yeni Yılı ile aynı zamana rastlamaması için tekrar planlanmasının, yapılan düzenlemelerden biri olduğunu belirtiyor. Zorlu politik atmosfere rağmen, piyasada bu fırsatlar mevcut. Aynı zamanda, anti-küreselleşme düşüncelerine karşın, Christie’s veya Sotheby’s gibi kurumlar, var olan küresel ayak izleri ve çalışanlarının geniş kapsamlı uzmanlıkları sayesinde, küresel bir strateji gözetiyor. Birinci sınıf galeriler de, küresel büyümeler ve sanat sergileri ile iyi bir mücadele sergiliyor. Fakat, bu aşırı rekabetçi ortam, daha küçük ve orta ölçekli galerileri dezavantajlı bir konuma getiriyor.

Geleceğe bakmak

Yılın teması belirsizk olunca, gelecekte neler olacağını tanımlamak pek güç. Piyasanın nereye yönelebileceğini ima eden bazı işaretler var. Christie’s’in raporu, 2016 yılındaki alıcıların üçte biri yeni alıcılardı ve 2015 yılına göre %5 artış gerçekleşti. Bu demek oluyor ki, müzayede evi, yeni piyasalardaki koleksiyonerlerin peşinde koşmada başarılı. Bir yıl boyunca tüm satışlarda %16’lık düşüş görmüş bir diğer umut verici veri göstergesi ise, 49.8 milyon sterline ulaşan, sadece online satışlardaki %109’luk büyüme.

Bu arada, sanat piyasası, bu durumu iki yöne çekme gücüne sahip. Olumlu yönde; şanslı bir azınlık, satın alım için iştahlarını açarak, Amerika’daki iş dostu bir ortamdan yarar sağlayacak. Olumsuz yönde; jeopolitik riskler, Amerika’nın değişken dış politikalarından ve vergi reformu stratejilerinden, Brexit’in kasvetli sonucuna, terör ve çatışma tehdidine kadar, küresel çevreye yayılmış durumda.

Petterson, politik belirsizliğin başa bela olduğunu dile getiriyor. Bu belirsizliğin sonu kötü biterse, elbette bir yankısı olacak. Fakat olduğu yerde kalırsa, piyasa, ağır adımlarla yürümeye devam edecek.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s