Depo’da yeni sergi: “Şimdi Tarih Olduğunda”

27 Eylül 2019

Depo, 12 Eylül – 10 Kasım 2019 tarihleri arasında Daphne Vitali küratörlüğünde düzenlenen Şimdi Tarih Olduğunda başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor.

Sergi; 17 sanatçıyı Depo’nun birinci ve ikinci katında bir araya getiriyor. 16. İstanbul Bienali’yle eş zamanlı olan sergi, sanatçıların günümüzün çeşitli sosyal ve siyasi problemleriyle ilişkilenmek için geçmişe bakmalarına, sadece hafıza ve geçmişle değil, günümüzün deneyimleriyle de kesişen tarihsel kayıtlardan ürettikleri işler üzerinden odaklanıyor.

Çok sayıda sanatçı bugün, arşivci, arkeolog ya da editör gibi hareket ederek, var olan imge ve belgeleri aramak, seçmek ve temellük etmek için farklı yöntemler kullanıyor. Yerleşmiş anlatıları sekteye uğratan ve alternatif okumalar tahayyül eden işler üretmek üzere, var olan malzemeyi yeniden görselleştirerek, düzenleyip yeniden biçimlendirerek, malzemenin konumunu sorgulamayı deniyorlar.

Şimdi Tarih Olduğunda, farklı coğrafyalardan ve geçmişlerden gelen sanatçıların tarihsel anlatıları temellük ederek, yeniden şekillendirerek ve yorumlayarak tarih, hatırlama, unutma ve kolektif hafızaya ilişkin daha geniş tartışmalara nasıl katkıda bulunduklarını araştırıyor. Sanatçıların çıkış noktaları, daha geniş sosyal, politik ve ekonomik meseleleri konuşmak ve yeni bakış açıları önermek üzere, sıklıkla ülkelerinin tarihlerine dayanıyor. Sanatçılar günümüzün hızla değişen koşullarıyla ilişkilenen olayları yeni bir biçimde anlatmak için, eski, yakın tarihli ve güncel belgelere bakarak, buluntu fotoğraf, görüntü, metin, obje, ses, film, TV kayıtları ve diğer arşivsel malzeme ve belgeleri kullanmayı tercih ediyor.

Serginin başlığı, bir yandan “şimdi”nin geçmişle olan karşılıklı ilişkisine, diğer yandan da tarihin sürekli mevcudiyetine ve günümüz dünyasını algılama biçimimizi etkilemeye ve şekillendirmeye devam etmesine atıfta bulunuyor. Sergi majör ve minör tarihleri, çok bilinen ve daha az bilinen geçmiş olayları araştırmaya dayanan işler üzerinden güncel meselelerle biraraya getiriyor. Tarih yeniden nasıl yorumlanır ve anlatılır? Tarihsel imgeler nasıl kullanılır ve okunur? Durağan ve hareketli belgesel görüntünün gücü nedir? Sergi bizi bu sorular üzerine düşünmeye davet ediyor ve Türkiye, İtalya, Yunanistan, Lübnan, Almanya, Fransa, Çekya, Sırbistan, Litvanya, Hollanda, Belçika ve Amerika’dan güncel sanatçıların, yeni bir öznellik duygusuyla doldurmak, bir eşzamanlılık hissini yeniden keşfetmek ve retrospektif bir yöntemi benimseyerek şimdi hakkında konuşmak için, arşivsel malzemeyi kullanma biçimlerini yan yana getiriyor. Sergideki sanatçılar geçmişe bakarak, tarihsel vakaları canlandırarak, tarihin gözden düşmüş kayıtlarını anımsatıyor ve arşivi aktif, söylemsel bir süreç olarak kullanıyor.