Galeri 77’de yeni sergi: “Baharistan: Altında Nehirler Akan Yüksek Ağaçlar ve Narin Çiçeklerin Hikâyesi”

24 Nisan 2019

Galeri 77, 25 Nisan – 2 Haziran 2019 tarihleri arasında Özgür Demirci’nin “Baharistan: Altında Nehirler Akan Yüksek Ağaçlar ve Narin Çiçeklerin Hikâyesi” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

Çoğu zaman Anadolu coğrafyasından beslenen Demirci, resimleri ile izleyicisini hem gizemli hem de oldukça açık/net bir dünyanın gezisine çıkarıyor. Masallardan fırlamış düşsel yaratıklar, gizemli figürler, insanın varoluşunu belirten simgeler, çeşitli hayvan formları çalışmalarının parçaları.

Özgür Demirci sanat hayatı boyunca geleneksel Doğu sanatının ana karakterini oluşturan imge ve renkleri, günümüz plastik sanatlar değerlerini kullanarak çağdaş bir şekilde kendi üslubu ile bize göstermeye devam ediyor. Sanatçı bu sergide, her daim devam eden araştırmalarıyla birlikte Doğu sanatı üzerine büyük bir ilgi ile okuduğu kitaplar ve özellikle 15. yüzyılın büyük bilgin ve mutasavvıfı olan Molla Câmi’nin ülkemizde de çok tanınan eserleri arasındaki Baharistan’dan etkilenmiştir.

Baharistan’da geçen “sekiz bahçeden” aldığı ilham Özgür Demirci’nin resimlerindeki mistisizmin kaynağıdır. Dünya hayatı için gerekli bilgi ve öğütleri içeren “Baharistan” eseri, sanatçının yeni sergisindeki çalışmalarında Doğu ve Batı‘nın sentezi olarak karşımıza çıkıyor. Baharistan’daki “Bahçe”leri kısaca açıklamak gerekirse, 1. Bahçe; Doğru yolu uzaktan görenlerden bahseder. 2. Bahçe; Gerçek filozof, bilgin kimdir? Hikmet sahibi kime derler? gibi sorulara cevap arar. 3. Bahçe; İnsaf ve adalet meyvelerinin yetiştirilmesi ve bahçelerindeki çiçeklerinin açılmasından bahseder. 4. Bahçe; Kerem ve cömertlik bağlarındaki ağaçların verdiği meyvelerden bahseder. 5. Bahçe; Aşk, muhabbet ve sevgi çimeni ve bülbüllerin halini anlatır. 6. Bahçe; Dudak goncalarını güldüren ve gönül çiçeklerini açtıran mizah rüzgarlarından söz eder. 7. Bahçe; Şiir bostanına kafiye şakırdayan, şarkı besteleme hüner ve marifetlerinin şekerliklerinde gazel okuyan papağanlardan bahseder. 8. Bahçe ise dilsizlerin hallerinden bahseden ve zihinleri açan, düğümleri çözen birkaç hikâyeden oluşur.

Özgür Demirci’nin resimleri sezgi, rastlantı ve düşünme üzerine kurulu kompozisyonlardan oluşuyor. Fakat bu kompozisyonlarda bir öyküyü ya da hikâyeyi resmetmek yerine var oluşumuzun ve yok oluşumuzun izlerini sürüyor gibi. Resimlerinde insanın doğa ile mücadele edişini değil, doğa ile müzakere eden bilge insanın düşünce ve hayallerini konu aldığının altını çiziyor. Yani sanatçının resimleri bilgelik üzerine inşa edilmiş bir mantığa sahip. Büyük bir titizlikle oluşturduğu motifleri ile birlikte renklerin ritmine kapılıp masalların içinde buluyoruz kendimizi…

Demirci’nin resimlerinde insanı; bedeni bütünlük içinde, ancak gölge ya da basit silüetler şeklinde görmek mümkündür. Hatta bu gölgeler uçuşan, kaçışan, sürekli düşüş halinde olan insana dairdir. Aktör rolündeki ana figürler: memeler, gözler, yapraklar, kuşlar, tırnaklar; bıyıklı, sarıklı, sakallı erkek başları ve vahşi, canavarımsı hayvanlardır. Bu varlıklar her seferinde yeniden hayat bularak değişik şekillerde espasın bir yerinde görünür olur.