kültür.limited 2023 yılı sonunda 8 yıllık yayın hayatını sonlandırmıştır. Site, bir arşiv işlevi görmesi için açık bırakılmıştır.

“Kadın Sanatçıların Türkiye’de Sanat Ekosistemine Bakışı Araştırması” raporu yayınlandı

9 Mayıs 2022

İyilik İçin Sanat Derneği tarafından İsveç İstanbul Başkonsolosluğu’dan hibe desteği ile düzenlenen “Genç Kadın Sanatçıların Yerel Kültür Politikalarının Gelişimine Katılımının Teşvik Edilmesi” projesi kapsamında “Kadın Sanatçıların Türkiye’de Sanat Ekosistemine Bakışı Araştırması” başlıklı rapor yayınlandı.

Projesi kapsamında İstanbul Ekonomi Araştırma tarafından gerçekleştirilen araştırma kapsamında Erzurum, Van, Mardin, Diyarbakır, Mersin, Nevşehir ve Sivas’tan kadın sanatçıların kültür politikalarına ilişkin bilgi düzeyi ve görüşlerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen dijital ankete toplamda 280 kadın sanatçı katıldı. Araştırmanın sonuçları Türkiye Raporu Direktörü Can Selçuki’nin anlatımıyla 27 Nisan Çarşamba günü Atölye Cer’de düzenlenen bir panel ile kamuyla paylaşıldı.

Araştırmada ortaya çıkan en önemli verilerden biri, katılımcıların çoğunluğu ya hiç yabancı dil bilmiyor ya da başlangıç seviyesinde yabancı dil bildiklerini ifade ediyorlar. Genel itibariyle ilgilendikleri sanat dalında eğitim gördüklerini söyleyen katılımcıların çoğunluğu sanat çalışmalarını plastik ve geleneksel sanatlarda yürüttüğünü belirtiyor. Katılımcıların %70’nin ailesinde sanatçı bulunmasa da ailelerin sanata yaklaşımları genel anlamda olumlu olarak öne çıkıyor.

Araştırmaya katılan kadın sanatçıların %54’ü plastik sanatlar alanında çalıştığını söylerken, %19’u ise geleneksel sanatlar cevabını veriyor. Müzik alanında çalışmalarını yürütenlerin oranı %5 iken tiyatro ve yazarlık cevabını verenlerin oranının %4, sinema cevabını verenlerin oranının %2, performans sanatları cevabını verenlerin oranının ise %1 olduğu tespit ediliyor. Katılımcıların %53’ü sanat ile ilk olarak ilköğretim yıllarında tanıştığını söylerken, %24’ü bu soruya lise yılları yanıtını veriyor. Üniversite yılları seçeneğini işaretleyenrin oranı %7 olarak görülürken, %15’lik kısım ise sanat ile ilk kez ilkokul öncesi dönemde, küçük yaşlarda ilgilendiğini belirtiyor.

Ankete katılım sağlayanların önemli çoğunluğu aylık gelirinin ise asgari ücretin altında olduğunu belirtirken, ayda 10.000 TL’nin üzerinde kazanç sağlayanlar %3 seviyesinde. Katılımcıların %23’ü tüm geçimini icra ettiği sanattan sağladığını beyan ederken, neredeyse yarısı ise ailelerinin geçimini sağladığını söylüyor. Sanat ile ilgilenmesine rağmen geçimini farklı bir işle sağlayanların oranı ise %23 olarak tespit edildi. Geçimlerini, icra ettikleri sanat dışında farklı bir meslek yaparak sağladığını beyan eden katılımcılara meslekleri sorulduğunda, %53 oranındaki çoğunluk eğitmenlik/öğretmenlik yaptığını söylüyor. %6 oranında katılımcı ise geçimini editörlük veya çevirmenlik yaparak sağladığını bildiriyor.

Çoğunluğun daha önce hibe desteği olan bir projede yer almadığını söylediği araştırma raporunda, katılımcıların yaşadıkları şehirde yerel kültür politikaları hakkında çalışan sivil toplum insiyatifleri hakkında bilgisi ise sınırlı. Ayrıca çoğunluk daha önce benzer bir insiyatifte bulunmadığını belirtiyor. Daha önce yerel kültür politikaları hakkında çalışan sivil toplum insiyatiflerinde bulunan katılımcıların en sık dile getirdiği dernek ise İyilik İçin Sanat Derneği olarak dikkat çekiyor. Ankete katılım sağlayanların %65’i sanatçı kişiliğiyle üye olduğu herhangi bir sivil toplum kuruluşu olmadığını söylerken, %35 oranında katılımcı ise üye olduğu bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söylüyor. En sık zikredilen dernek İyilik İçin Sanat Derneği olurken ikinci sırada Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı bulunuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarının kültür alanında sunduğu imkânlar hakkında bilgi sahibi olma oranı yüksekken katılımcıların yarısından fazlası bu imkânlardan faydalanmadığını belirtiyor.

Katılımcıların %55’i ulusal çapta bir sanat etkinliğinde, bienalde, sanat festivalinde eserinin/performansının yer almadığını söylerken, %45 oranında katılımcı ise böyle bir etkinlikte yer aldığını bildiriyor. Kamu kurum ve kuruluşlarının en büyük iki eksiğinin atölye yokluğu ve malzeme yetersizliği olduğunu belirten katılımcılar, kendilerini en yetersiz gördüğü iki alanı ise animasyon oluşturmak ve üç boyutlu üretim yapmak olarak görüyor.