Kundura Sinema ve Kinescope iş birliği

5 Kasım 2020

17 Kasım 2018 tarihinde kapılarını açan Kundura Sinema, kuruluşunun ikinci yılını kutlamaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz iki yıl içerisinde sinema tarihine iz bırakmış filmlerle birlikte, yeni keşifleri güncel temalar etrafında sinemaseverlele buluşturan Kundura Sinema, özel film seçkilerini yeni sezon ile birlikte çevrimiçi platformuna taşıyor.

Sanat dünyasının beğeni ile takip edilen, çevrimiçi film izleme platformu Kinescope ile uzun soluklu bir iş birliğine imza atan Kundura Sinema, 20 Ekim 2020 tarihi itibarıyla yeni blog sayfası üzerinden festival filmleri ve özel gösterimlerden oluşan tematik seçkilerini orijinal dilinde Türkçe alt yazı seçeneği ile sinemaseverlerle buluşturuyor. 

Kültür ve sanatın sürdürülebilirliğini destekleyen, genç yeteneklere ve sanatseverlere alan açan İstanbul’un dinamik kültür ve sanat mekanı Beykoz Kundura, dijital çözümlerle etkinliklerini çevrimiçi platformuna taşıyor. Beykoz Kundura içeriklerini her yerden erişilebilir kılan yeni blog sayfası, çevrimiçi film gösterimlerinin yanı sıra, Kundura Sinema ve Sahne özelinde kaleme alınan yazılara, kültür endüstrisi alanında yazılan makalelere ve sektörün önde gelen isimleriyle yapılan röportajlara ev sahipliği yapacak.

Çevrimiçi film izleme platformu Kinescope ile aynı felsefeyle yola çıkan, filmlerin bir sanat formu olarak dünyada yayılmasını ve erişilebilir olmasını ilke edinen Kundura Sinema, genç ve usta yönetmenlerin özenle seçilen filmlerini yeni hayata geçirdiği blog sayfasında ücretsiz olarak seyircileriyle buluşturuyor. Bu uzun soluklu iş birliğinin ilk seçkisinde, Zamansız Masallar başlığı altında, dünya festivallerinden ödüllerle dönen Hintli yönetmen Prantik Narayan Basu’nun dilden dile anlatılan folklorik masal ve anlatılardan esinlenerek beyaz perdeye aktardığı hayalci ve büyüleyici üç kısa filmi yer alıyor.

2007 yılından bu yana kısa filmler ve deneysel belgeseller yapan Hintli yönetmen Prantik Narayan Basu, belgesel ve folklör arasında bir salınımda ilerliyor ve süregelen işlerinde cinsiyet politikaları ile doğa ve insan arasındaki ilişkiyi angaje etmek üzerine çalışıyor. Yönetmen kendini ve filmlerini “Deneyimlediğim ya da hissettiğim güzel bir şeyi, sadece fotoğraflayarak ya da yazarak aktarılamayacak şeyleri, paylaşma tutkusuyla yapıyorum filmlerimi. Yakınlık ve duyarlılık işlerimdeki asıl gayretim oluyor ve iş birliklerimde de aynısını arıyorum.” sözleriyle ifade ediyor.