Selanik Film Festivali’nde Zeki Demirkubuz retrospektifi

Bu yıl 3 – 13 Kasım 2016 tarihleri arasında Selanik‘te 57.‘si  düzenlenecek Selanik Uluslararası Film FestivaliBalkan Survey bölümünde Zeki Demirkubuz‘un tüm filmlerinden oluşan bir programa yer verecek.

Selanik Film Festivali’nde Zeki Demirkubuz retrospektifi yazısının devamı

Reklamlar

İstanbul’a yeni film stüdyo kompleksi: Midwood

Hollywood, Bollywood ve Avrupa sinemasına dünya standartlarında film stüdyoları ve ekipmanları temin etmeyi hedefleyen, gelişen Türk dizi ve film sektörüne de destek vermeyi amaçlayan Midwood Film Stüdyo Kompleksi‘nin temeli atıldı.

5 yıl süren detaylı çalışmalar neticesinde ortaya çıkan; dünya sinema, dizi ve reklam sektörünün merkezleri Hollywood ve Bollywood’un tam ortasındaki Midwood, bittiğinde Avrupa’nın en büyük film platosu olacak. 825 milyon Türk Lirası yatırımla 505 dönümlük arazide konuşlanacak olan kompleks; 21 ayrı stüdyo, 17 açık set alanı, 18 imalat atölyesi ve çekim için ihtiyaç duyulan tüm ekip, ekipman ve servisleri ile sektöre yeni bir soluk getirecek.

İstanbul’a yeni film stüdyo kompleksi: Midwood yazısının devamı

Nilbar Güreş ve Misal Adnan Yıldız, 9. Bolivya SIART Bienali’nde

Hâlen Yeni Zelanda’da yer alan Artspace NZ‘in direktörlüğünü yürüten Misal Adnan Yıldız, Türkiyeli sanatçı Nilbar Güreş ve Yeni Zelandalı sanatçı Fiona Clark ile bu yıl 11 Ekim – 11 Kasım 2016 tarihleri arasında Bolivya’da düzenlenen 9. Bolivya SIART Bienali‘ne katılıyor.

Joaquin Sanchez’in küratörlüğünü üstlendiği 9. Bolivya SIART Bienali bu yıl, çağdaş olanı yerel bir bakış ile yeniden düşünmek üzerine odaklanıyor. “Seeing with ears: poetics of temporality” (Kulaklar ile Görmek: Geçiciliğin Şairaneliği) başlığıyla düzenlenen Bienal, aralarında Francis Alÿs’ten Teresa Margolles’e Latin Armerikan çağdaş sanatının önemli isimlerinin olduğu, farklı disiplinlerden seksene yakın sanatçıyı; Meksika’dan Şile’ye, Türkiye’den Küba’ya birçok küratör, yazar ve mimarı bir araya getiriyor.

Nilbar Güreş ve Misal Adnan Yıldız, 9. Bolivya SIART Bienali’nde yazısının devamı

Emoji’ler MoMA’nın kalıcı koleksiyonunda

New York Modern Sanat Müzesi (MoMA), 176 adet orijinal Emoji‘yi kalıcı koleksiyonuna dahil etti. İlk olarak Shigetaka Kurita tarafından 1999 yılında cep telefonları için tasarlanan 12 piksel emojiler, MoMA‘nın “Humble Masterpieces” adlı serisinde yer alacak.

Günümüzde bir iletişim dili haline gelen emojiler, ilk ortaya çıktıklarında yalnızca 6 renkten oluşmaktaydı. Emojiler MoMA’ya Japon Nippon Telegraph and Telephone firması tarafından hediye edildi. Emoji koleksiyonu, Aralık 2016 itibariyle MoMA’nın lobisindeki ekranlarda gösterilecek.

Ark Kültür’de siyah beyaz bir fotoğraf macerası: “La Ventura”

Ark Kültür, 3 – 26 Kasım 2016 tarihleri arasında, ünlü koleksiyoner Tony Ventura’nın koleksiyonundan bir seçkiyi izleyiciyle buluşturuyor. Kürasyonunu Károly Aliotti ile Nilüfer Şaşmazer’in üstlendiği, dünyadan ve Türkiye’den tanınmış sanatçıların 60’ın üzerinde eserine yer veren “La Ventura” isimli sergi, Tony Ventura’nın koleksiyonerlik macerasına derinlemesine bir bakış niteliğinde.

Koleksiyonun en önemli parçaları olan siyah beyaz ağırlıklı nü çalışmaların ağırlıklı olduğu sergi, Sotheby’s’in desteğiyle gerçekleştiriliyor. Kadın bedenini ne üremenin ne de tapınmanın sembolü olarak öne çıkaran sergi, temelde bedenin güncel temsillerini geniş bir yelpazede izleyiciye sunuyor.