Etiket arşivi: exhibition

Pilot’ta yeni sergi: “Düz Dünya / W Axis”

Pilot, 11 Nisan-18 Mayıs 2019 tarihleri arasında Özge Topçu’nun Düz Dünya / W Axis isimli galerideki ilk solo sergisine ev sahipliği yapıyor.

Özge Topçu, “Düz Dünya / W axis” sergisinde, Rosalind Krauss’un mekana yayılan heykel kavramına, 4. boyutun deneyimlerini araştırarak değiniyor. Ele aldığı formun yanı sıra, çevreyi oluşturan etmenleri, toplumsal yaşamı inceliyor. Sergiye ilham veren sosyolojik vaka, son 600 yıllık tarihi yok sayarak sansasyonel bir inanışla, dünyanın düz olduğunu iddia eden Flat Earth Society olurken, sanatçı, Aydınlanma Çağı’nın öncesine, ampirizme ve Orta Çağ’a tekabül eden bu inanış biçiminin neden tekrar popüler olduğunu anlamaya çalışıyor.

Pilot’ta yeni sergi: “Düz Dünya / W Axis” yazısının devamı

Anna Laudel’de yeni sergi: “Tapestry – Dokunmuş Hikayeler”

Anna Laudel, 11 Nisan – 24 Mayıs 2019 ​tarihleri arasında,  ​“Tapestry – Dokunmuş Hikayeler” isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor.

Sergide, farklı dönemlere ait sanatçıların geleneksel ve çağdaş yorumlarıyla ortaya çıkardıkları üretimleri, Türkiye’de dokuma sanatının geçirdiği süreci yansıtan kapsamlı bir seçkiyle sanatseverlere sunuluyor.

Anna Laudel’de yeni sergi: “Tapestry – Dokunmuş Hikayeler” yazısının devamı

Art On İstanbul’da yeni sergi: “Kan Görünce Rüya Bozulur”

Art On İstanbul, 9 Mart – 20 Nisan 2019 tarihleri arasında Ali Elmacı’nın beşinci kişisel sergisi “Kan Görünce Rüya Bozulur” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor.

Sergi, ismini halk arasında yaygın bir biçimde kullanılan “kan görünce rüya bozulur” deyişinden alıyor. Ali Elmacı, ilk defa rölyef, heykel ve resimlerini bir arada gösterdiği ve duvarlardaki boya ve gül yerleştirmesi ile bütünlediği bu kuşatıcı sunumla, günümüz kutsalını sorguluyor. Sanatçı, kompozisyonlarında, iktidarın, güç sembollerinin, şöhretin kutsandığı bir zamanda, “Rabbim Beni Baştan Yarat”, “Yaralarımla Yaşıyorum” ve sergiye adını veren “Kan Görünce Rüya Bozulur” isimli üç ayrı seriden işlerin yer alacağı sergide, sanatçı, daha önceki serilerinden farklı olarak figürlerini hareket halinde ve daha dinamik pozlarda sunuyor. “Rabbim Beni Baştan Yarat” serisi, yaşanan ve yansıtılan hayatlar arasındaki tezatı, idol olarak yüceltilen Lady Gaga, Rihanna, Freddie Mercury gibi ünlüler üzerinden anlatıyor.

Dirimart ve Öktem & Aykut Armory Show’da

New York’un en büyük uluslararası sanat fuarlarından biri olan The Armory Show, bu yıl 7 – 10 Mart 2019 tarihleri arasında 30 ülkeden 200’ün üzerinde galerinin katılımıyla 20. ve 21. yüzyıllardan günümüze çağdaş ve modern sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor.

The Armory Show’da bu yıl yer alan galeriler arasında Türkiye’den de Dirimart ve Öktem & Aykut var. Dirimart, bu yıl 9. kez katıldığı The Armory Show’da çağdaş sanatı temsil eden farklı kuşaklardan bir sanatçı seçkisini sanatseverlerle buluşturuyor. “Galleries” bölümünde yer alan Dirimart, fuarda Ayşe Erkmen, Mustafa Hulusi ve Nasan Tur’un işlerini sergiliyor. Öktem & Aykut ise fuarın “Presents” adlı, 10 yıldan az süredir faaliyet gösteren galeri ağırlayan bölümünde yer alıyor.

Mixer’de yeni sergiler: “Yürüme Mesafesi” ve “Dört Mevsimlik Mayıs”

Mixer, 1 Mart – 7 Nisan 2019 tarihleri arasında iki yeni sergiye ev sahipliği yapıyor. Ana sergi mekanında, sanatçılar Ahmet Duru, Doğu Özgün, Emre Baykal, Ozan Atalan, Umut Toros’un katılımıyla “Yürüme Mesafesi” isimli grup sergisi ve proje odasında, Furkan Öztekin’in “Dört Mevsimlik Mayıs” isimli ilk kişisel sergisi.

“Yürüme Mesafesi”, medeniyetin ilk kıvılcımını başlatan ve ilk insanı var olduğu yerden doğrultup tüm dünyaya yayılmasına sebep olan “yürüme” kavramını ele alıyor. Sergide yer alan sanatçılar, yürüme eylemini üretim süreçlerinin bir parçası olarak görüp, kendi sanat pratikleri doğrultusunda yorumluyorlar. Furkan Öztekin’in “Dört Mevsimlik Mayıs” isimli ilk kişisel sergisi ise, Ülker Sokak, Eryaman ve Meis Sitesi gibi LGBTİ+ direniş tarihinde önemli yeri olan olayları konu alıyor. Bu olaylara kazı ve keşif ruhuyla günümüzden bir bakış açısı kazandırmaya çalışan sanatçı, kiralık evlerin emlak fotoğrafları ve buluntu nesneler üzerinden yeni hikayeler kurguluyor.