Etiket arşivi: Kalebodur

SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nin çok katmanlı yapısı incelemeye açılıyor

SALT Araştırma, Kalebodur’un desteğiyle çalışmaları yürütülen Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nin katmanlı araştırma potansiyellerini örneklendiren kamu programları gerçekleştiriyor. 125 binden fazla çevrimiçi belgeyle 20. yüzyıl Türkiye’sinde yapılı çevrenin gelişimini ayrıntılandıran ve Kalebodur desteğiyle içeriği her yıl genişletilen arşivden seçili konular bir dizi programla ele alınacak.

Mimarlık Haftası’nda, akademisyen mimar İdil Erkol Bingöl’ün katılımıyla yapılacak bir geziyle Utarit İzgi Arşivi’nde fotoğrafları bulunan, Burgazada’daki Kamhi-Grünberg İkiz Villası incelenecek. İletişim tasarımcısı Ömer Durmaz’ın 24 Ekim’deki konuşmasında, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinlikleri için tasarlanmış çeşitli afişlerin kültür tarihindeki önemi değerlendirilecek. Akademisyen iç mimar ve çevre tasarımcısı Deniz Hasırcı ile akademisyen mimar Zeynep Tuna Ultav’ın 12 Aralık’taki konuşmasıysa, Altuğ-Behruz Çinici Arşivi’nde yer alan ve mimarların Clemens Holzmeister ile yazışmalarından oluşan belge grubuna odaklanacak.

SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nin çok katmanlı yapısı incelemeye açılıyor yazısının devamı

Kültür-sanat alanında yeni bir “destek” anlayışı

Kültür kurumlarının ve kültür-sanat etkinliklerinin desteklenmesi, kültürel üretimin ve farklı kitlelere erişimin en temel ihtiyaçlarından biri. Sponsorluk, bağış, hamilik, sadakat/üyelik programları gibi birçok sistem, bu desteklerin sürdürülebilir olması için hayata geçirilen mekanizmaların başında geliyor. Ancak bu noktada kaygan ekonomiler, daralan kültür-sanat ekosistemleri ve 21. yüzyılın ihtiyaçları, kültür kurumlarını destek mekanizmaları ararken ve bu destek mekanizmalarını sürdürülebilir kılmaya çalışırken yeni bir anlayış benimsemeye de teşvik ediyor.

Son yıllarda kültür sektöründe birçok yeni sponsorluk, sektöre yeni giren oyuncular ve ortaya çıkan farklı destek mekanizmaları var. Ancak bütün bunların yanında, nispeten uzun olarak nitelendirilebilecek destekler ve bu noktada bir sponsorluğun ötesinde değerlendirilmesi gereken iş birlikleri, kültür sektöründe sürdürülebilir destek mekanizmaları olarak ayrıca anılmayı hak ediyor. Zira bu modeller, kültür kurumlarının kendilerini destekleyen kurumlara sadece bir “sponsor” olarak değil, birlikte aynı amaç uğruna aynı yolda yürüdükleri, bir teşvik yaratmayı ve birlikte başarmayı hedefledikleri sistemler sunuyor. Bu sistemlerin oluşması için gereken en temel üç şey ise, bütün bu değerlerin kurum kültüründe yer alması, bu destek ile uzun vadeli bir değer yaratılacağına olan inanç ve tabii ki her iki kurumun da bu iş birliğinin sonucunda gerçekleşecek somut ve soyut faydaya olan güveni ve inancı.

Bu noktada kültür kurumlarını destekleyen kurumların günümüzde bu kurumları desteklerken bekledikleri fayda da birçok açıdan farklılık gösteriyor. Artık yan yana logoların yer aldığı, kurumsal sosyal sorumluluk veya itibar yönetimi için yapılan sponsorluk iletişimi yerine, sosyal faydaya ve uzun vadeli değer yaratımına odaklanan bir iletişim ve bunun kitleler ile buluşması ve kurumların yan yana durması önem kazanıyor. Altı çizilmesi gereken bir başka konu da bu desteğin sadece kuruma yapılan bir destek olmayıp, topluma, kültür üretimine ve nihayetinde bu üretilen içeriklerin kullanıcılarına verilen bir destek olduğu anlayışı giderek artıyor. Tabii bu noktada ortaya çıkan bir konu da, desteklerin ölçüm kriterlerinin ve mekanizmalarının değişimi. Günümüzde kurumun logosunun kaç mecrada ne kadar yer aldığı veya etkinliğin kaç kişiye ulaştığı giderek azalan bir başarı kriteri olurken, sosyal faydanın erişimi, uzun vadeli değer üretimi ve yaratıcı katma değer gibi kavramlar birer başarı kriteri olarak nitelendiriliyor.

Kültür sektöründe uzun soluklu ve birlikte iş yapmaya dayalı modeller bu sektörün gelişmesi, daha erişilebilir ve katılımcı olması, varlığını sürdürmesi için çok önemli. Bu nedenle kültür kurumları artık geleneksel sponsorluk anlayışlarından uzaklaşarak destek aldıkları kurumlarla birlikte iş yapmayı, üretmeyi ve büyümeyi hedefliyor. SALT, bu noktada birlikte uzun soluklu çalıştığı, uzun vadeli değer yaratımı ve ölçülebilir etkiyi hedeflediği kurumlarla ortak hedefler doğrultusunda ilerleyen bir anlayışı benimsiyor.

Kültür-sanat alanında yeni bir “destek” anlayışı yazısının devamı

Cengiz Bektaş, SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nde

 

SALT Araştırma bünyesindeki Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nin çalışmaları, Kalebodur’un desteğiyle devam ediyor. SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi çalışmaları bu yıl, 1960’lardan bu yana mimarlık ve edebiyat alanlarında üretim yapan, mimarlığa çok boyutlu katkılarıyla mesleğin gelişimine aracılık eden Cengiz Bektaş’ın arşivine odaklanıyor.

Cengiz Bektaş, SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nde yazısının devamı