Etiket arşivi: kalıcı koleksiyon

Alpin Arda Bağcık’ın 2 eseri MOCAK daimi koleksiyonunda

Alpin Arda Bağcık’ın “Droperidol & Benperidol” (2016) ve Rexapin (2014) isimli çalışmaları Krakow Çağdaş Sanat Müzesi (MOCAK) daimi koleksiyonuna dahil edildi.

Alpin Arda Bağcık’ın çalışmalarında izleyiciler çoğunlukla iktidar yapılarının toplumdaki etkisiyle karşı karşıya kalırlar. Sanatçının “Droperidol & Benperidol” isimli çalışmasındaki iki simetrik tablo seyircileri bu politik anların hesap verebilirliğini sorgulamaya davet ediyor. Bu tabloların simetrik durumu izleyiciye, bu düzenin değişmeyen bir bütün olduğunu ve bir anlamda güç algısının bir kopyası olduğunu ifade ediyor. Çalışmadaki politikacılar Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ölüm cezası hakkında karar aldılar. Toplum ise kendisini temsil etmek üzere seçtiği bireylerin “vatanseverlik” adı altında başkalarının ölümüne karar verişine ve bu durumdan aldıkları sorunlu zevke seyirci kaldı.

Catherine Henriette’in 20 Mayıs 1989’da çektiği bir fotoğraftan esinlenen Bağcık, “Rexapin” eseri ile 1989 yılında Pekin’de gerçekleşen Tiananmen Meydanı protestolarına yönelik askeri müdahale anını tasvir ediyor. Liderler bu protestoları ülkenin başkentinde ordunun sıkıyönetim uygulamasını emrederek zorla bastırmıştı. Hükümet tarafından belirtilen resmi rakamlar çok daha az olsa da binlerce sivil ölüm cezasına çarptırılmıştı.

Nil Yalter’in “Geçici Meskenler” adlı eseri Tate Modern’in kalıcı koleksiyonunda

 

Galerist sanatçılarından Nil Yalter’in 1974 – 1977 yıllarına ait “Temporary Dwellings/Geçici Meskenler” isimli yerleştirmesi Londra’da bulunan Tate Modern’in 17 Haziran’da açılan yeni Switch House binasındaki kalıcı koleksiyona dahil edildi.

Nil Yalter’in kentleri birer gözlem/araştırma sahası olarak kullandığı çalışması “Temporary Dwellings/ Geçici Meskenler”, sanatçının 1974 – 1977 yıllarında etnolog Bernard Dupaigne ile birlikte İstanbul, Paris, Grenoble, Lyon, New York gibi şehirlerde göç üzerine araştırmalar yaptığı dönemde ortaya çıkar. Umudun, göçün, yerleşme ve aidiyet kurma çabasının oluşturduğu çaresizlik sahnelerinin izlendiği bu işler, desen, fotoğraf, bulunmuş nesne, yazı ve videolar ile estetik-belgesel arasında, melez üretimler olarak gerçekleşir. Bu çalışmalarda “şehir” yalnızca fiziksel bir gerçeklik olarak kolektif tarih, anı ve anıtların bir toplamı olarak deneyimlenmez; daha ziyade, beklenmeyen, hesaplanmayan, çok katmanlı yorum ve hikayeleri içinde barındıran akışkan bir gösterene dönüşür.

Aslı Çavuşoğlu’nun “Kırmızı” eseri MoMA’nın kalıcı koleksiyonunda

Çağdaş sanatçı Aslı Çavuşoğlu’nun İKSV tarafından düzenlenen 14. İstanbul Bienali’nde yer alan ve daha sonra Katar’daki Mathaf Müzesi’nde de sergilenen “Kırmızı” adlı enstalasyonun bir bölümü New York’taki Museum of Modern Art (MoMA) kalıcı koleksiyonuna dahil edildi.

“Kırmızı”; 6 adet eskitilmiş kağıt üzerine çizim ve 10 adet el yapımı defterden oluşuyor. Aslı Çavuşoğlu çizimlerinde 2 tür kırmızı rengi kullanmış. Soluk kırmızı rengi Ermenistan’da yaşayan soyu tükenmekte olan kırmızıböcekten elde edilmiş; diğeri ise Türk bayrağının kırmızısı tonunda kullanılmış. Çavuşoğlu, kırmızıböcekten elde edilen renk pigmentinin yok oluşunu ile Türkiye-Ermenistan sınır coğrafyasının politik ve ekolojik değişimi ile birlikte ele alıyor. Soluk kırmızı rengi ise, Ermenistan ve Ermeni halkının acılarını ve izlerinin Anadolu coğrafyasından silinmesini sembolize ediyor.