Kategori arşivi: yorum

Sanatçıların mirası ne kadar korunuyor?

*Bu yazı Istanbul Art News Mayıs, 2017 Sayı: 42 Piyasa eki için yazılmıştır.

‘Değeri öldükten sonra anlaşıldı’ söylemi birçok sanatçı için kullanılır. Peki, bu söylem ‘öldükten sonra değeri azaldı’ durumuna dönüşebilir mi?

Konuya ilk etapta yasal açıdan yaklaşalım. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına gi-
ren eserlerin sahipleri ve kanuni mirasçıları, eserler üzerinde mutlak söz hakkına sahip oluyor. Kanunen ‘ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü’, eser olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla bir ressamın ölümü ardından, üretimleri ve fikri mülkiyeti bu bağlamda yasal mirasçılarına devrediliyor.

Peki, yasal mirasçıların kararları bir sanat çının fikri mülkiyetini zenginleştirebilir veya tehlikeye sokabilir mi?

Okumaya devam et Sanatçıların mirası ne kadar korunuyor?

Belediye’nin müzecilikle imtihanı

*Bu yazı Istanbul Art News Ocak, 2017 Sayı: 38 Piyasa eki için yazılmıştır.

Her şey Kasım ayında düzenlenen Contemporary Istanbul çağdaş sanat fuarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin standıyla karşılaşmamız ile başladı. Belediye, fuarda “İstanbul’a 9 Yeni Müze Kazandırıyoruz” başlıklı broşürler dağıttığı, her bir müzenin mimari maketlerinin yer aldığı standı ile adeta İstanbul kültür-sanat sahnesindeki bilinmeyen denklemlere bir yenisini daha ekledi. Fuardaki stantta karşılaştığımız mimari maketler, elimize tutuşturulan broşürler, standa gelen ziyaretçilere broşürdekilerin aynısı ezbere açıklamalar yapan görevliler ile bir anda hayatımıza 9 tane müze girmişti. Peki bu 9 yeni müzenin arkasında nasıl bir hikaye vardı?

Okumaya devam et Belediye’nin müzecilikle imtihanı

2016’nın götürdüklerini 2017 geri getirebilecek mi?

*Bu yazı Istanbul Art News Şubat, 2017 Sayı: 39 Piyasa eki için yazılmıştır.

2017 sizin için ne ifade ediyor? Günlerin değişmesi gündemin de değişmesi anlamına mı geliyor? Yoksa günler akıp giderken gündem de ona mı dolanıyor? İyimserliği ve naifliği bir kenara bırakıp gerçekçi olalım, 2017 daha iyi olmayacak.

Adettendir, her yeni yıldan bir şeyler bekleriz. Önemli olan o beklediğimiz şeyin kimin tarafından getirileceği veya gerçekleştirileceği değil, ne zaman olacağıdır çoğu zaman. Olup olmayacağını sorgulamayız, çünkü olmayacağını düşünmek bile istemeyiz. İşte biz de, yeni yılın son günlerinde tüm iyimserliğimizle 2017’yi bekliyorduk. 2017’nin gelmesi birçoğumuz için bir bahane, bir umut, bir hayaldi. 2016 fazla mı uzun sürmüştü ne?

Okumaya devam et 2016’nın götürdüklerini 2017 geri getirebilecek mi?

Kültür alanında yeni bir iş modeli: “yaratıcı girişimcilik”

 *Bu yazı Istanbul Art News Nisan, 2017 Sayı: 41 Piyasa eki için yazılmıştır.

Girişimcilik, son yıllarda tüm sektörlerin odağında. Dünyanın farklı yerlerinde, farklı iş kollarındaki insanlar ya hâlihazırda var olan işler ve alanlarla ilgili yeni girişimler geliştiriyor, ya da kendilerine yeni alanlar açıp farklı girişimler ile sektörün gelişmesini sağlıyorlar. Tüm bunlar olurken, bir yandan da dünyada konuşulan iki kavram da hem Birleşmiş Milletler’in, hem de Avrupa Birliği’nin gelecekle ilgili tüm stratejilerinde ve plânlarında yer alıyor. Bu kavramlardan ilki olan “sosyal girişimcilik”, bildiğimiz sivil toplum ve kurumsal şirket yapılarını bir araya getiren yeni bir iş modeli fikri ortaya koyarken, “yaratıcı girişimcilik” ise Birleşik Krallık’ın da desteğiyle tüm dünyada yaratıcı endüstri ekosisteminde kabul görüyor ve literatürde kendine önemli bir yer edinmeye başlıyor.

Okumaya devam et Kültür alanında yeni bir iş modeli: “yaratıcı girişimcilik”

CHP’nin kültür-sanat alanına yönelik uygulamaları: eksiklikler ve öneriler

Türkiye uzun yıllardır sanatın ve sanatçının özgürlüklerini kısıtlayan, sanat eserlerinden “ucube” diye bahsetme cüretini kendinde bulan, baleyi belden aşağı bir gösteri olarak gören, yandaş sanatçılarını destekleyip muhalif olanları dışlayan bir zihniyet tarafından yönetiliyor. Hâl böyle olunca kültür-sanat sektörünün emekçileri (sanatçılar, yazarlar, kültür yöneticileri, ilgili alanlarda çalışan akademisyenler vb.) bir yandan bu zihniyeti değiştirip dönüştürmek için çaba harcarken diğer yandan çağdaş, adil, özgürlükçü kültür politikalarının üretilmesi ve/veya savunuculuğunun yapılması konusunda muhalefet partilerinin de somut adımlar atmasını bekliyorlar. 

Türkiye’de sanatçıların özellikle ana muhalefet partisinden bu yönde beklentileri olduğu geçtiğimiz günlerde referandum çalışmaları kapsamında Kemal Kılıçdaroğlu‘nun sanatçılarla yaptığı toplantıda bir kez daha açıkça ifade edildi. Kılıçdaroğlu; tiyatro, sinema, edebiyat, görsel sanatlar, müzik gibi birçok alanın 300‘e yakın temsilcisinin katıldığı toplantıda sanatçıların sorularını yanıtladı. Soruların birçoğu kültür-sanat alanına yönelik olsa da, Kılıçdaroğlu’nun toplu cevaplama seansının odağı kültür-sanattan ziyade referandumdu. Bu durumu referandum tarihinin yaklaşmış olması ve zaten toplantının da bu vesileyle organize edilmiş olmasından dolayı doğal karşılamak gerek. Fakat özellikle CHP‘nin kültür politikalarına dair önemli birkaç soruyu, 17 Nisan’dan itibaren yinelemek ve derinlemesine cevaplar almak konusunda ısrarcı olmak adına kayıt altına almakta yarar görüyorum.

Okumaya devam et CHP’nin kültür-sanat alanına yönelik uygulamaları: eksiklikler ve öneriler