Kategori arşivi: yorum

Kültür-Sanatta Katılımcı Yaklaşımlar’ı birlikte tasarladık

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) kültür politikaları çalışmaları kapsamında Şubat 2017’de yayımladığı “Kültür-Sanatta Katılımcı Yaklaşımlar” başlıklı rapor, Türkiye’de kültür-sanat hayatına katılma ve katılmama nedenlerinden yola çıkarak alanın “kullanıcılarının” kimler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Istanbul Art News Mart 2017 Piyasa eki için kaleme aldığım “Kültür-Sanatta Katılımcı Yaklaşımlar: Herkes İçin Kültür” başlıklı yazıda raporu ve “katılımcı yaklaşım” ifadesini her yönüyle ele almaya çalışmıştım. Bu yaklaşımın sürdürülebilir olması ve başka disiplinler ve aktörler ile desteklenmesinin önemini belirtmiştim. Yazının sonunda ise rapordan yola çıkarak bir panel ve atölye çalışması yapılması gerektiğini şu cümlelerle ifade etmiştim: “Fakat bu rapordan yola çıkarak başlatılması gereken bir tartışma ve bu tartışmadan yola çıkarak hazırlanması gereken bir aksiyon planı var. Alanın tüm aktörlerinin içinde yer aldığı bir panel ve atölye çalışması düzenlemek; bu atölyeden çıkanlar üzerinden büyük resmi görerek bir aksiyon planı hazırlamak da yine İKSV’nin elinde.

Bu yazının hemen ardından niyetim ATÖLYE ev sahipliğinde gerçekleşen iki etkinlik ile gerçekleşti. 13 Nisan Perşembe günü İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi yüksek lisans programı Perşembe Konuşmaları kapsamında raporu İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları ekibi ile birlikte yayıma hazırlayan Dr. Ayça İnce’nin moderatörlüğünde gerçekleşen “Bir Süreç Tasarımı Olarak Kültüre Katılım” başlıklı panelde, kültür sektörünün farklı oyuncuları kültüre katılım konusunu ele aldı. Ardından 25-26 Mayıs Perşembe-Cuma günleri İKSV ve ATÖLYE işbirliğiyle, ATÖLYE yürütücülüğünde gerçekleşen “Kültür-Sanatta Katılımcı Yaklaşımları Birlikte Tasarlamak” başlıklı bir çalışma düzenlendi. Çalışmanın sonunda, İKSV Kültür Politikaları Araştırma Asistanı Fazilet Mıstıkoğlu tarafından bir değerlendirme notu kaleme alındı.

Kültür-Sanatta Katılımcı Yaklaşımlar’ı birlikte tasarladık yazısının devamı

Sanatçıların mirası ne kadar korunuyor?

*Bu yazı Istanbul Art News Mayıs, 2017 Sayı: 42 Piyasa eki için yazılmıştır.

‘Değeri öldükten sonra anlaşıldı’ söylemi birçok sanatçı için kullanılır. Peki, bu söylem ‘öldükten sonra değeri azaldı’ durumuna dönüşebilir mi?

Konuya ilk etapta yasal açıdan yaklaşalım. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına gi-
ren eserlerin sahipleri ve kanuni mirasçıları, eserler üzerinde mutlak söz hakkına sahip oluyor. Kanunen ‘ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü’, eser olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla bir ressamın ölümü ardından, üretimleri ve fikri mülkiyeti bu bağlamda yasal mirasçılarına devrediliyor.

Peki, yasal mirasçıların kararları bir sanat çının fikri mülkiyetini zenginleştirebilir veya tehlikeye sokabilir mi?

Sanatçıların mirası ne kadar korunuyor? yazısının devamı

Belediye’nin müzecilikle imtihanı

*Bu yazı Istanbul Art News Ocak, 2017 Sayı: 38 Piyasa eki için yazılmıştır.

Her şey Kasım ayında düzenlenen Contemporary Istanbul çağdaş sanat fuarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin standıyla karşılaşmamız ile başladı. Belediye, fuarda “İstanbul’a 9 Yeni Müze Kazandırıyoruz” başlıklı broşürler dağıttığı, her bir müzenin mimari maketlerinin yer aldığı standı ile adeta İstanbul kültür-sanat sahnesindeki bilinmeyen denklemlere bir yenisini daha ekledi. Fuardaki stantta karşılaştığımız mimari maketler, elimize tutuşturulan broşürler, standa gelen ziyaretçilere broşürdekilerin aynısı ezbere açıklamalar yapan görevliler ile bir anda hayatımıza 9 tane müze girmişti. Peki bu 9 yeni müzenin arkasında nasıl bir hikaye vardı?

Belediye’nin müzecilikle imtihanı yazısının devamı

2016’nın götürdüklerini 2017 geri getirebilecek mi?

*Bu yazı Istanbul Art News Şubat, 2017 Sayı: 39 Piyasa eki için yazılmıştır.

2017 sizin için ne ifade ediyor? Günlerin değişmesi gündemin de değişmesi anlamına mı geliyor? Yoksa günler akıp giderken gündem de ona mı dolanıyor? İyimserliği ve naifliği bir kenara bırakıp gerçekçi olalım, 2017 daha iyi olmayacak.

Adettendir, her yeni yıldan bir şeyler bekleriz. Önemli olan o beklediğimiz şeyin kimin tarafından getirileceği veya gerçekleştirileceği değil, ne zaman olacağıdır çoğu zaman. Olup olmayacağını sorgulamayız, çünkü olmayacağını düşünmek bile istemeyiz. İşte biz de, yeni yılın son günlerinde tüm iyimserliğimizle 2017’yi bekliyorduk. 2017’nin gelmesi birçoğumuz için bir bahane, bir umut, bir hayaldi. 2016 fazla mı uzun sürmüştü ne?

2016’nın götürdüklerini 2017 geri getirebilecek mi? yazısının devamı

Kültür alanında yeni bir iş modeli: “yaratıcı girişimcilik”

 *Bu yazı Istanbul Art News Nisan, 2017 Sayı: 41 Piyasa eki için yazılmıştır.

Girişimcilik, son yıllarda tüm sektörlerin odağında. Dünyanın farklı yerlerinde, farklı iş kollarındaki insanlar ya hâlihazırda var olan işler ve alanlarla ilgili yeni girişimler geliştiriyor, ya da kendilerine yeni alanlar açıp farklı girişimler ile sektörün gelişmesini sağlıyorlar. Tüm bunlar olurken, bir yandan da dünyada konuşulan iki kavram da hem Birleşmiş Milletler’in, hem de Avrupa Birliği’nin gelecekle ilgili tüm stratejilerinde ve plânlarında yer alıyor. Bu kavramlardan ilki olan “sosyal girişimcilik”, bildiğimiz sivil toplum ve kurumsal şirket yapılarını bir araya getiren yeni bir iş modeli fikri ortaya koyarken, “yaratıcı girişimcilik” ise Birleşik Krallık’ın da desteğiyle tüm dünyada yaratıcı endüstri ekosisteminde kabul görüyor ve literatürde kendine önemli bir yer edinmeye başlıyor.

Kültür alanında yeni bir iş modeli: “yaratıcı girişimcilik” yazısının devamı