Kategori arşivi: yorum

Kültür sektörü ve temsiliyet

*Bu yazı Istanbul Art News Kasım, 2018 Sayı: 56 Piyasa eki için yazılmıştır.

Kültür sektörünün sivil toplum, örgütlenme ve temsiliyet ile ikircikli ilişkisini masaya yatırırsak karşımıza nasıl bir tablo çıkar? Görsel sanatlar, sinema, müzik ve gösteri sanatları gibi kültür-sanat alanının yaratıcı endüstrilerindeki sivil örgütlenmeleri; faaliyetleri ve güncelle olan ilişkileri üzerinden inceledik.

Kültür sektörü ve temsiliyet yazısının devamı

Birlikte yaşamak mümkün mü?

*Bu yazı Istanbul Art News Eylül, 2018 Sayı: 54 Piyasa eki için yazılmıştır.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), her yıl hazırladığı raporların bir yenisini “Birlikte Yaşamak: Kültürel Çoğulculuğu Sanat Yoluyla Geliştirmek” başlığıyla yayımladı. Raporun çıkış noktası ‘yerleşik halklarla yeni gelenler arasında özellikle kültür ve sanat aracılığıyla oluşturulacak dayanışma bağlarının yeni aidiyetler çıkarabileceği’ iken, rapor incelendiğinde bazı temel eksikliklere rastlanıyor.

Birlikte yaşamak mümkün mü? yazısının devamı

SALT’ın Büyük Bir Titizlikle Ele Aldığı Konu: İletişim

Bundan iki yıl önce, “SALT’ın Göz Ardı Etmediği Konu: İletişim” başlıklı bir yazı ile SALT’ın İletişim ekibinin kültür sektöründe biraz da göz ardı edilen bir konu olan “iletişim”e bakış açısını, kültür-sanat ile iletişimi nasıl stratejik bir şekilde bir araya getirdiğini üç sergi etrafında oluşturulan dengeli, odaklı ve yenilikçi iletişim stratejisini inceleyerek yazmıştık. Şimdi yine, farklı sergi ve kamu programları için tasarlanan ve uygulanan bir strateji ile, SALT’ın kültür sektöründe iletişimi nasıl bütüncül bir şekilde ele aldığını inceleyeceğiz.

SALT’ın 2017 yılında başlattığı bu yeni iletişim stratejisi, SALT tarafından düzenlenen sergi ve kamu programlarının içeriğini, görsel tasarımın güçlü öğeleri ve efektif bir medya plânlamasının etkisi ile birleştiriyor. SALT’ın Büyük Bir Titizlikle Ele Aldığı Konu: İletişim yazısının devamı

Kültür sektörünün yeni temel taşı: Tasarım

*Bu yazı Istanbul Art News Haziran, 2018 Sayı: 53 Piyasa eki için yazılmıştır.

Kültür sektörünün tasarım ile olan ilişkisi çoğunlukla iki temel eksende ilerliyor. Tasarım; kültür-sanat alanında ya sunulan/sergilenen bir meta olarak kendine yer buluyor ya da bir şeylerin sunulması için yapılan hazırlık sürecinde karşımıza çıkıyor. Bunlardan ilki için verebileceğimiz örnekler tasarım müzeleri, tasarım bienalleri ve diğer tasarım etkinlikleri. İkinci nokta ise daha çok grafik tasarım, sergi tasarımı, etkinlik tasarımı gibi adlandırdığımız alanlarda boy gösteriyor. Ancak bir süredir, özellikle yurt dışında tasarım, diğer sektörlerde olduğu gibi kültür sektöründe de bir problem çözme aracı olarak kendine karşılık buluyor ve yedek kulübesinden çıkıp başrole yükseliyor.

İş dünyası, 21. yüzyıldan itibaren tasarımın sadece bir şeylerin dış kabuğunun görüntüsünü değiştirme olmadığının farkına vardı. Kurum kültürünün dönüştürülmesinden müşteriler için yeni ürün ve hizmetlerin yaratılmasına, ziyaretçi ve satış deneyiminin iyileştirilmesinden içinde bulunduğumuz yüzyılın ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar birçok konu günümüzde tasarım odaklı yenilikçi yaklaşımlarla çözülüyor. İş dünyasının, nispeten erken diyebileceğimiz bir dönemde bunun farkına varması, beraberinde birçok önemli gelişmeyi getirdi. Kültür sektöründe ise durum biraz daha geriden gelse de güzel gelişmeler yok değil.

Kültür sektörünün yeni temel taşı: Tasarım yazısının devamı

Festivaller ve bienaller her yerde!

*Bu yazı Istanbul Art News Mayıs, 2018 Sayı: 52 Piyasa eki için yazılmıştır.

Sayıları yurt sathında artan onlarca festival İstanbul’un kültür-sanat hegomanyasına meydan okuyor. Küçük kentlerde varlıklarını sürdürebilen, uluslararası kimlik kazanan bu festivallerin alışılmış formatın yerine bulunduğumuz zamanın koşullarına uygun farklı formatlar geliştirdikleri gözlemleniyor. Bu umut verici bir gelişme.

Dünyanın en büyük film festivallerinden biri ve reklam dünyasının en önemli festivali Fransa’nın 75 bin nüfuslu Cannes şehrinde. Dünyanın en önemli sahne sanatları festivallerinden biri ise Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da değil, Edinburgh’ta. Çağdaş sanat alanında en önemli etkinliklerden biri kabul edilen bienal ise yine İtalya’nın 265 bin nüfuslu Venedik şehrinde. Keza klasik müzik dünyasının kalbi Viyana’da değil, Salzburg’daki festivalde atıyor.

Festivaller ve bienaller her yerde! yazısının devamı