Kategori arşivi: sektör

Petkim 3. İstanbul Tasarım Bienali’ne eş sponsor oldu

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 22 Ekim – 20 Kasım 2016 tarihleri arasında “BİZ İNSAN MIYIZ?: Türümüzün Tasarımı: 2 saniye, 2 gün, 2 yıl, 200 yıl, 200.000 yıl” başlığıyla, Beatriz Colomina ve Mark Wigley küratörlüğünde gerçekleştirilecek 3. İstanbul Tasarım Bienali‘nin ENKA Vakfı ve VitrA‘dan sonra yeni eş sponsoru Petkim oldu.

Petkim; 1965 yılında İzmir’de petrokimya alanında hammade araştırması ve üretimi için kurulmuş, Türkiye’de borseye ilk kote olan şirketlerden biri. Petrol şirketlerinin tüm dünyada sanat etkinliklerine olan sponsorluklarının tartışıldığı ve protesto edildiği, ve bu tartışma ve protestolar sonucu birçok petrol şirketi ve sanat kurumunun veya etkinliğinin bu nedenlerle sponsorluk anlaşmalarına son verdiği bir dönemde 3. İstanbul Tasarım Bienali de bu tartışmaların içinde yer alacak gibi.

Ayrıca Bienal’in ilk başta açıklanan 22 Ekim – 4 Aralık 2016 tarihlerinin de 22 Ekim – 20 Kasım 2016 olarak değiştirildiği görülüyor.

 

Nil Kural 73. Venedik Film Festivali FIPRESCI jürisinde

Hâlen Milliyet gazetesinde ve Milliyet Sanat dergisinde sinema yazıları yazan ve İstanbul Film Festivali seçici kurulunda yer alan sinema eleştirmeni Nil Kural, bu yıl 31 Ağustos – 10 Eylül 2016 tarihleri arasında düzenlenen 73. Venedik Film Festivali‘nde FIPRESCI (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği) jürisinde yer alacak. Altı kişiden oluşacak jürinin başkanlığını ise ABD’li eleştirmen Gerald M. Peary üstlenecek.

Avrupa Parlamentosu Kültürel ve Yaratıcı Endüstriler İçin Uyumlu Politikalar hakkındaki taslak raporunu hazırladı

Avrupa Parlamentosu‘nun CULT (Kültür ve Eğitim) ve ITRE (Sanayi, Araştırma ve Enerji) komiteleri tarafından hazırlanan “Kültürel ve Yaratıcı Endüstriler İçin Uyumlu Politikalar”  taslak raporu; kültürel ve yaratıcı endüstrilerin ekonomik etkisini ve bu noktada bu endüstrilerin desteklenmesi gereken alanlarını ortaya koyuyor. 23 Haziran‘da hazırlanan rapor, 10 Kasım‘da komiteler arasında oylanacak.

Rapor; bu alandaki sektörlerin kültürel ve ekonomik potansiyellerini ortaya çıkarırken, kültürel ve yaratıcı endüstrilere Avrupa’ya uygun sanayi ve sosyal politikalar hazırlanmasını da öngörüyor. Rapor, aynı zamanda kültürel ve yaratıcı endüstrilerin daha iyi izlenmesi ve büyüme ve ekonomik etki gibi konularda daha iyi desteklenmesi için, bu endüstrilere daha net tanımlar kazandırmayı hedefliyor. Ayrıca kültürel ve yaratıcı endüstrilerin “Avrupalı değerler” ile ilgili iletişim noktasında önemli bir rolü olduğunu ve global ölçekte bunun bir temsil niteliği taşıdığının da altını çiziyor. Son olarak, raporda altı çizilen bir diğer önemli konu da, kültürel ve yaratıcı endüstrilerin finanse edilmesi ve desteklenmesi gibi konularda duruma özel çözümler geliştirilmesi gerektiği.

Grafiklerle Türkiye’nin Kültür Ekonomisi raporu yayınlandı

Kültür ve sanat araştırmaları yürüten KREKSA, Türkiye ve dünyadan kültür sektörü ve ekonomisi alanında birçok araştırma yürütüyor, ve bu araştırmalardan raporlar ve yayınlar hazırlıyor. KREKSA, kültür ekonomisti Funda Lena tarafından hazırlanan Grafiklerle Türkiye’nin Kültür Ekonomisi 2016” başlıklı raporunu yayınladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bakanlığa bağlı kurumlar ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından sunulan en güncel veriler kullanılarak hazırlanan rapor; Türkiye’nin kültür ekonomisine dair temel verileri grafiklerle özetleyerek bu alana dair genel bir tablo sunmayı amaçlıyor.

Makroekonomik göstergeler açısından bakıldığında Türkiye’de kültür ekonomisinin ciro, katma değer, istihdam ve ihracat bakımından artan bir ivmeyle büyümekte olduğu görülüyor. Daha da önemlisi, kültür ekonomisini oluşturan sektörlerin birçoğunda katma değer yaratma potansiyeli ve işgücü verimliliği, ulusal ekonomi içindeki yüksek hacimli diğer sektörlerden daha fazla. Fakat buna rağmen kültür alanı devlet tarafından yeterince ve efektif bir şekilde desteklenmiyor. Öte yandan, sinema ve tiyatro salonları, müze ve ören yerleri gibi kültür-sanat mekanları Türkiye’nin kentlerine dengesiz bir biçimde dağılmış durumdalar. Ayrıca, bu mekanların izleyici sayıları da bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösteriyor. Verilerin işaret ettiği olumsuzlukların aşılması için atılması gereken temel adımlardan biri kültürel sektörlere yönelik daha kapsayıcı ve verimli destek mekanizmalarının geliştirilmesi, bir diğeri ise her kentin kendi kültürel tüketim ve üretim ihtiyaçlarını dikkate alan yerel kültür politikası ve kültürel kalkınma planlarının oluşturulmasıdır.

Devletin kültür kurumlarına özelleştirme imkanı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda geçtiğimiz haftasonu kabul edilen yasa tasarısıyla, 100’den fazla kuruma devlet eliyle özelleştirme imkanı tanınacak. Kurumlara, varlıklarını ve ticari hisselerini Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı idaresine devretme ve bu şekilde özelleştirme yolu açılıyor.

Tasarı yasalaştırdığı takdirde; TRT, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi kültür-sanat alanında faaliyet gösteren birçok devlet kurumu ve müdürlüğü, varlıklarını Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devrederek, ihale yasası kapsamı dışında özelleştirilebilecek.