Etiket arşivi: nilbar güreş

Pera Müzesi’nde yeni sergi: “Zaman Değişmeli”

Pera Müzesi, 13 Aralık 2018 – 17 Mart 2019 tarihleri arasında “Zaman Değişmeli” sergisine ev sahipliği yapıyor. Alistair Hicks küratörlüğünde hazırlanan sergi, sanatçılar Cao Fei, Nilbar Güreş ve Raqs Media Collective’in bugün pek çok sistem tarafından dayatılan zaman kavramına, alışılmışın dışındaki yaklaşımlarını ortaya koyuyor. 

Pera Müzesi’nde yer alan, zaman kavramının yerleşik kurallarını yıkan, geleneksel zaman fikrine yeni perspektifler sunan “Zaman Değişmeli” sergisi, izleyiciyi, zamanı bir ölçü birimi olarak değil, bireylerin kendilerini anlamalarının bir yolu olarak değerlendirmeye çağırıyor.

Pera Müzesi’nde yeni sergi: “Zaman Değişmeli” yazısının devamı

Nilbar Güreş The Atlantic Project’te

The Atlantic Project28 Eylül – 21 Ekim 2018 tarihleri arasında Tom Trevor küratörlüğünde “The Atlantic Project: After the Future” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergiye Türkiye’den Nilbar Güreş de davet edildi. Nilbar Güreş’in yeni eser üretimine SAHA destek verdi.

“After the Future”, Plymouth’un çeşitli kamusal alan ve açıkhavada düzenlenen pilot bir güncel sanat festivali. Plymouth ve çevresindeki görsel sanatların eleştirel profilini arttıracak uluslararası düzeyde önemli bir etkinliği denemenin yanı sıra “The Atlantic Project”,  çeşitli izleyici kitleleri için yöreye dair ve yöreye özgü farklı bir deneyim sunmayı amaçlar.

Nilbar Güreş The Atlantic Project’te yazısının devamı

KRANK Art Gallery’de yeni sergi

KRANK Art Gallery, 9 Mayıs – 15 Haziran 2018 tarihleri arasında “Yer Değiştiren Ufuklar / Shifting Horizons” adlı karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Misal Adnan Yıldız’ın sergide, farklı disiplinlerden gelen üretimleriyle Nilbar Güreş, Khaled Barakeh ve Neşe Karasipahi’nin eserleri yer alıyor.

“Yer Değiştiren Ufuklar” zaman ve mekan içinde değişip duran varlığımıza ait durum ve şartların tezahürleri üzerine çeşitlemeler sunan bir sergi projesi. Yaşamı ve çalışmalarını İstanbul-Viyana ekseninde sürdüren Nilbar Güreş feminist jestler ve anlatımcı vurgularla şekillenen eserleriyle sergiye katılıyor. Şam doğumlu, Berlin’de yaşayan Khaled Barakeh’in ise sergide gündelik yaşam algıları üzerinden ait olma durumlarını sorguladığı interdisipliner eserleri yer alıyor. İstanbul’lu Neşe Karasipahi’nin mermer ve soyut formlu bir heykel yerleştirmesi bulunuyor. “Uzak” adlı bu eserde malzemenin stilize ve üç boyutlu olarak yorumlanıyor.

Nilbar Güreş’e Londra Sanat Fuarı’nda De’Longhi Art Projects Sanatçı Ödülü

Tanja Wagner Galeri tarafından temsil edilen Nilbar Güreş, Londra Sanat Fuarı’nda, De’Longhi Art Projects Sanatçı Ödülü 2018’i aldı.

Güreş’in işleri, 17 – 21 Ocak 2018 tarihleri arasında, 30. yıl dönümünü kutlayan Londra Sanat Fuarı’nın Dialogues isimli bölümünde sergilendi. Bu sene küratörlüğünü Misal Adnan Yıldız’ın üstlendiği Dialogues’ta ilk defa kadınların farklı kimlikleri ve tecrübeleri üzerine işler üreten, sadece kadın ve kendini kadın olarak tanımlayan sanatçılara yer verildi.

Nilbar Güreş’e Londra Sanat Fuarı’nda De’Longhi Art Projects Sanatçı Ödülü yazısının devamı

Nilbar Güreş, Nevin Aladağ ve Şükran Moral Zagreb’te

Zagreb Çağdaş Sanat Müzesi (Museum of Contemporary Art, Zagreb), 19 Ocak – 18 Mart 2018 tarihleri arasında “I AM THE MOUTH” isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, Telekom Sanat Koleksiyonu’ndan seçmeleri içeriyor. 2010 yılında Deutsche Telekom tarafından hayata geçirilen Telekom Sanat Koleksiyonu, bugün 15 ülkeden 60 sanatçının 200 eserini içeriyor. Sergilenecek eserler arasında Türkiye’den Nilbar Güreş, Nevin Aladağ ve Şükran Moral‘ın eserleri de yer alıyor.

Sergi; ismini Polonyalı sanatçı Agnieszka Polska’nın aynı isimli video eserinden alıyor. Video, Avrupa çağdaş sanatının karakteristik özelliklerini anlatırken, global anlamda bir kimlik arayışını içeriyor. Videodaki sesler, karşıt düşünceler dengede olduğu yeni sosyo-politik, demokratik ve sivil bir düzeni arıyor. Sergideki eserler ise, kendi geleceğini şekillendirmek ve sorumluluğunu almak isteyen işleri içeriyor. Eserler bu jenerasyon hakkındaki hikayeleri, endişeleri, görüşleri ve umutları kelimleri kullanmadan dile getiriyor. Eserler bireysel deneyimler yoluyla politik konulara değiniyor.