Emre Erbirer tarafından yazılmış tüm yazılar

-

Kültürün şeffaflaşması mümkün mü?

*Bu yazı Istanbul Art News Ocak, 2019 Sayı: 58 Piyasa eki için yazılmıştır.

Kültürün kamu ile ilişkisinin kısıtlı olduğu bir dönemden geçiyoruz. Kamusal bir kültür politikasından söz etmek mümkün değil. Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’un farklı alanlarda hizmet veren kamu kaynaklı bir kültür merkezi yok. Günlük gazetelerin kültür-sanat sayfaları çoktan kayboldu. Televizyonda kültür-sanat alanına odaklı bir program olmadığı gibi, haber bültenlerinde bir kültür-sanat etkinliğinin yer alması ise bir mucize olarak görülüyor. Kamusal alanda etkinlik yapmak için bin dereden su getirmek gerekiyor. Yine kamu tarafından sunulan ulaşım, iletişim, sağlık ve diğer birçok hizmet, ya özelleştirildiği ya da kâr amacı gütmeye itildiği için kültürle olan ilişkisinden uzaklaştı. Sergilerin belediye otobüslerinin üstlerini bir reklam alanı olarak kullandığı yıllar çok geride kaldı. 2013 yılında İstanbul Bienali’nin PTT iş birliğiyle ürettiği pul ise şık ve nostaljik bir kamusal hareket olarak hafızalarda yer edindi. Konu, kültüre erişim veya katılım olduğunda kültür kurumları hep ilgisizlikten dem vurur. Fakat kamunun sınırlı ilgisini yine kamunun sınırlı bilgisine bağlamak mümkün mü?

Kültürün şeffaflaşması mümkün mü? yazısının devamı

Tarihi mekanlarda kültür ekseninde devam eden üretim ve iş birliği

*Bu yazı Istanbul Art News Aralık, 2018 Sayı: 57 Piyasa eki için yazılmıştır.

Bir süredir İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde tarihi yapıların yeni kültür merkezlerine dönüştüğünü gözlemliyoruz. Bu aslında yeni bir şey değil. Kimse Amerika’yı yeniden keşfetmiyor. Tarihi binaların, post-endüstriyel yapıların kültür-sanat başta olmak üzere yaratıcı endüstriler için kullanılması dünyanın her yerinde sık görülen bir şey. Ancak Türkiye’nin dört bir yanında kültür-sanatın mesken tuttuğu bu tarihi yapılarda artık yenilikçi iş modelleri ve farklı çalışma ve üretim merkezlerine alan açan birkaç yeni örnek var. Hepsi de bu sonbaharda hayatımıza girdi. 2018 sonbaharı bu yıl bereketi ile geldi.

Tarihi mekanlarda kültür ekseninde devam eden üretim ve iş birliği yazısının devamı

Kültür sektörü ve temsiliyet

*Bu yazı Istanbul Art News Kasım, 2018 Sayı: 56 Piyasa eki için yazılmıştır.

Kültür sektörünün sivil toplum, örgütlenme ve temsiliyet ile ikircikli ilişkisini masaya yatırırsak karşımıza nasıl bir tablo çıkar? Görsel sanatlar, sinema, müzik ve gösteri sanatları gibi kültür-sanat alanının yaratıcı endüstrilerindeki sivil örgütlenmeleri; faaliyetleri ve güncelle olan ilişkileri üzerinden inceledik.

Kültür sektörü ve temsiliyet yazısının devamı

Birlikte yaşamak mümkün mü?

*Bu yazı Istanbul Art News Eylül, 2018 Sayı: 54 Piyasa eki için yazılmıştır.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), her yıl hazırladığı raporların bir yenisini “Birlikte Yaşamak: Kültürel Çoğulculuğu Sanat Yoluyla Geliştirmek” başlığıyla yayımladı. Raporun çıkış noktası ‘yerleşik halklarla yeni gelenler arasında özellikle kültür ve sanat aracılığıyla oluşturulacak dayanışma bağlarının yeni aidiyetler çıkarabileceği’ iken, rapor incelendiğinde bazı temel eksikliklere rastlanıyor.

Birlikte yaşamak mümkün mü? yazısının devamı

SALT’ın Büyük Bir Titizlikle Ele Aldığı Konu: İletişim

Bundan iki yıl önce, “SALT’ın Göz Ardı Etmediği Konu: İletişim” başlıklı bir yazı ile SALT’ın İletişim ekibinin kültür sektöründe biraz da göz ardı edilen bir konu olan “iletişim”e bakış açısını, kültür-sanat ile iletişimi nasıl stratejik bir şekilde bir araya getirdiğini üç sergi etrafında oluşturulan dengeli, odaklı ve yenilikçi iletişim stratejisini inceleyerek yazmıştık. Şimdi yine, farklı sergi ve kamu programları için tasarlanan ve uygulanan bir strateji ile, SALT’ın kültür sektöründe iletişimi nasıl bütüncül bir şekilde ele aldığını inceleyeceğiz.

SALT’ın 2017 yılında başlattığı bu yeni iletişim stratejisi, SALT tarafından düzenlenen sergi ve kamu programlarının içeriğini, görsel tasarımın güçlü öğeleri ve efektif bir medya plânlamasının etkisi ile birleştiriyor. SALT’ın Büyük Bir Titizlikle Ele Aldığı Konu: İletişim yazısının devamı